

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 05-20-2012
Saat: 13:23
Vizyon Peyzaj Konya – ÇumraHayallerinizi Ertelemeyin… |
| Pts | Sal | Çar | Per | Cum | Cts | Paz |
|---|---|---|---|---|---|---|
| « Nis | ||||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | |
| 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 |
| 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 |
| 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 |
| 28 | 29 | 30 | 31 | |||




(5,00 out of 5)



(5,00 out of 5)



(5,00 out of 5)



(5,00 out of 5)



(5,00 out of 5)



(5,00 out of 5)



(4,67 out of 5)



(4,50 out of 5)



(3,00 out of 5)



(2,00 out of 5)
Yazar: bysanal
Tarih: 9 Eylül 2011 / 12:56
Yeni fidan çeşitlerimiz gelmiştir. Detaylı bilgi almak için iletişim bölümünden yetkili kişiyle iletişime geçebilirsiniz
Yazar: bysanal
Tarih: 21 Ağustos 2011 / 10:44
Ocak Ayında yapılması gerekenler
•Fidan çukurları açılır. Bahçe toprakları uygun yerlerde derince bellenir ve gübrelenir.
•Fidanların sökülmeleri, katlanmaları ve dağıtım işleri yapılır. İklimi ılık olan, bölgelerde fidan dikimleri yapılır. Zeytin fidanları dikilir. Elma ve armut tohumları tavalara ekilir.
•Zeytin ve turunçgillerde budama yapılır. Kalem aşısı hazırlığına başlanır.
•Bütün meyve bahçelerinde kış ilaçlaması yapılır.
•Turunçgiller, muz ve hurma hasadı yapılabilir. Ambalaj ve pazarlama işleri devam eder. Ambarlarda tekniğe uygun bir şekilde muhafaza edilir.
Yazar: bysanal
Tarih: 3 Ağustos 2011 / 17:00
PeyZaj Kelimesi Fransızca dan PAysage kelimesinden TükÇeye Girmiştir.
Sözlük anlamı mannzara görünüm demektir. Bzizim kültür ve geleneklerimize göre doğa her zaman çok kıymetli olmuş ve hep yaşantımızın içinde yer almıştır bizzim için tanımmlarsak peyyzzajın karşılığı aslında içiçe yaşadığımız ortam denebilir. Herkesin peyzaja bakış açısı ve algıladıkları kültürüne göre değişebilir. Değğişik meslek grupları peyzajı kendine göre yorumlayabilir ve bir çok meslek disiplini içiinde yer alabilir.
Yazar: bysanal
Tarih: 22 Temmuz 2011 / 10:23
Konya Ticaret Borsası’nda (KTB) durum buğdayın kilosu 0,647 liradan işlem gördü.
Alınan bilgiye göre, KTB’de işlem gören hububatın günlük kilogram fiyatı şöyle:
| ÜRÜN CİNSİ | EN DÜŞÜK (LİRA) | EN YÜKSEK (LİRA) |
| Durum Buğdayı | … | 0,647 |
| EKMEKLİK BUĞDAYLAR |
| Düşük Vasıflı Durum Buğdayı | 0,493 | 0,648 |
| Anadolu Kırmızı Sert | … | 0,701 |
| Beyaz Yemlik Buğday | 0,517 | 0,705 |
| Kırmızı Yemlik Buğday | 0,400 | 0,695 |
| DİĞER HUBUBATLAR | ||
| Beyaz Arpa | 0,479 | 0,484 |
| Arpa Yemlik | 0,400 | 0,483 |
| Çavdar | 0,461 | 0,467 |
| DİĞER HUBUBATLAR | ||
| Fasulye | … | 1,267 |
| ÇEŞİTLİ MADDELER | ||
| Kimyon | … | 5.000 |
Yazar: bysanal
Tarih: 21 Temmuz 2011 / 0:32
baraj Havzaları Ağaçlandırma Projesi” kapsamında öğrencilerle birlikte Ömerli Barajı Havzası’na 2 bin 591 ağaç diken Başkan Topbaş, İstanbul’a bugüne kadar 19.5 milyon yeşil alan kattıklarını belirterek, “Baraj havzalarını kamulaştırarak ağaçlandırıyoruz. Bu yılda şehrimize Çevre ve Orman Bakanlığı ile birlikte 1 milyon 2011 ağaç daha dikiyoruz” dedi.
Yazar: bysanal
Tarih: 26 Haziran 2011 / 17:08
Yazar: bysanal
Tarih: 15 Haziran 2011 / 7:05
.jpg)
Zambak
Alm. Blume (f), Fr. Fleur (f), İng. Flower. Bir bitkinin üreme organlarını ihtivâ eden ve sonradan meyve hâlini alan kısmı. Çiçek, bitkilerde üremeyi sağlayan organları taşıyan yapı. Bir çiçek, 4 kısımdan oluşur. Üreme organlarını dıştan sararak onları dış etkilerden korur. Doğrudan üremeye katılmadığı için ‘verimsiz kısım’ olarak da adlandırılır. Dikotil bitkilerde çiçek örtüsü 2 kısımdan oluşur: Çanak yapraklar (sepal) ve taç yapraklar (petal).
Yazar: bysanal
Tarih: 15 Haziran 2011 / 6:58

HİZMETLERİMİZ
Çevre Düzenleme(Peyzaj)
Ağaç Dikimi
Budama
İlaçlama
Tohum Çim Uygulaması
Hazır Çim-(Rulo Çim)
Sert Zemin Uygulaması
Sulama Tesisatı
Periyodik Bakım
Danışmanlık Hizmetleri
Kayrak Döşeme
Kaplama Duvar
TeredDuvar
Yazar: bysanal
Tarih: 15 Haziran 2011 / 6:52
Peyzaj düzenlemeleri ile ilgili unutulmaması gereken noktalardan biri de yapılan tasarım ve uygulamaların ne kadar mükemmele yakın olursa olsunlar sürekliliğinin sağlanmasındaki en önemli faktörün periyodik bakım aşaması olduğudur.
Bakım çalışmaları; çim biçme, mevsimsel gençleştirme ve form budamaları, bitki diplerinin çapalanması suretiyle havalandırılması, çim alanın gerekli ekipmanlardan yararlanılarak havalandırılması, gübreleme, zirai ilaçlama gibi uzman kontrolünde yapılması gereken periyodik işlemleri kapsamaktadır.
Firmamız bünyesinde, peyzaj mimarlarımız kontrolünde uzman bahçıvanlardan oluşan üç ayrı bakım ekibi bulundurmaktadır.
Yazar: bysanal
Tarih: 19 Mayıs 2011 / 12:33
DOĞA VE İNSAN
Siz hiç güneşin doğmadan önceki dağların arasındaki kızıllığını gördünüz mü? Peki gebe dağın güneşi doğuruşunu! Ya sabahın serinliğini kemiklerinizde hissettiniz mi? Söğüt ağaçlarını altında akan derenin sesini duydunuz mu? O ağaçların gölgesini derede gördünüz mü? Tepenin yamaçlarında rüzgâr sesi dinlediniz mi? Rüzgârla çarpışan kavak ağaçlarıyla konuştunuz mu? Dağların doruklarından saldıran kara bulutların gökyüzünü kaplayışını ve karşı dağlardan gelen lacivert bulutlarla çarpışıp,
Yazar: bysanal
Tarih: 18 Mayıs 2011 / 22:14
Çöpe atılması yada lavaboya dökülmesi bir dakika bile sürmeyen kağıtlar, yağlar, piller ve plastik malzemeler tahmin bile edememeğimiz sürelerde doğaya karışıyor. Örneğin çiğneyip attığımız bir sakız 2 yıl sonra doğada kaybolurken, bu süreç cam şişelerde 400, plastik eşyalarda 5000 yıla kadar çıkabiliyor.
Bütün bu süreçte çevreye ve insan sağlığına verilen zarar ise her geçen gün katlanarak artıyor.
Artan nüfus ve çoğalan tüketim oranı konunun çözülmesini daha da zorlaştırıyor. Dünyada her beş dakikada 2 milyon pet şişe üretiliyor,30 saniyede 106 bin kutu içecek tüketiliyor ve her yıl 20 milyon ton lastik üretiliyor.
Ve bunların hepsi sofralardan, arabaya, saç tokasından, ayakkabı tabanına kadar hayatımızın hemen her alanında yer alıyor. Tüm bunların doğaya karışmasıysa nesiller boyu sürüyor. Atık yağlar ise konunun bir başka boyutu. Lavaboya dökülen 1 litre sıvı yağ suya karıştığında 1 milyon litre su kirleniyor.
Hiç düşünmeden çöpe attığımız kağıtlar hem ormanların yok olmasına neden oluyor, hem de dünyanın oksijen kaynaklarını yok ediyor. Ancak bilinçsiz tüketim devam ediyor. Sadece İstanbul’da her gün 3000 ton kağıt çöpe gidiyor. Bu da yaklaşık binlerce ağacın kesilmesi anlamına geliyor.
Peki bu tablo sonrasında tüketiciler ve üreticiler neler yapmalı? Eski zamanlarda atıklar daha çok yakılarak yok edilirken bu yöntemin zararları toplumları artık başka çözümlere itiyor. Çünkü yakma sırasında havaya karışan kimyasallar çevre ve insan sağlığına ciddi zararlar verebiliyor.
Bu nedenle en sağlıklı ve uygun çözüm geri dönüşüm. Artık birçok ürün tasarlanırken nasıl geri dönüşebileceği göz önünde bulunduruluyor. Çünkü geri dönüşümün faydaları saymakla bitmiyor. Özellikle atıklar arasında ciddi bir tehlike içeren yağlar konusunda son yıllarda kapsamlı çalışmalar yürütülüyor. Geri dönüştürülerek biyodizel, arap sabunu ve hayvan yemi üretiminde kullanılan atık yağlar için birçok ülkede geri dönüşüm kuruluşları faaliyet gösteriyor.
Kağıt dönüşümünde ise tüm dünya artık daha duyarlı… Atılan bir kağıdın bile nelere mal olabileceği biliniyor. Ancak bu bilincin yayılması ve sürekli uygulamalara gidilmesi gerekiyor.
Şanpuan şişesini doğaya bıraktık. Kaç yılda, parçalanır ve yok olur?
(450 – 650 yıl)
Su boruları ya da pvc pencere kenarlarını doğaya bıraktık. Kaç yılda kaybolur?
(1000 yıl)
Teneke kola kutusu doğada kaç yılda kaybolur?
(100 yıl)
Biletler doğada kaç yılda kaybolur?
(2 – 4 hafta)
İp parçaları doğada ne kadar zamanda yok olur?
(3 – 14 ay arası)
Pamuklu kumaşlar doğada ne kadar zamanda yok olurlar?
(1 – 5 ay arası)
Yün çoraplar doğada kaç yılda yok olurlar?
(1 – 2 yıl)
yemek atıkları: 3- 5 ay
kumaş atıkları 1 yıl
naylon 1000 yıl
kağıt 5- 6 ay
teneke 100 yıl
LÜTFEN BUNUN BİLİNCİNDE OLALIM VE DOĞAYI DOĞAMIZI KORUYALIM.
Yazar: bysanal
Tarih: 18 Mayıs 2011 / 22:08
Suyun ticarileştirilmesi çalışmasını hız kesmeden her geçen gün büyüterek devam eden uluslar arası şirketler ve bu girişimi destekleyen merkezi otorite 03-05 Mayıs 2011 tarihinde yine İstanbul‘da bir araya geldiler.
15-22 Mart 2009 Mart ayında İstanbul‘dagerçekleştirilen 5.Dünya Su Forumu‘nda, Dünya Su Konseyi, T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı, su, enerji ve inşaat şirketleri, DSİ (Devlet Su İşleri), İBB (İstanbul Büyükşehir Belediyesi), İSKİ ve sermayenin fonları ile beslenen STK‘ların bir araya gelerek suyun ticarileştirilmesi çalışmasını Türkiye üzerinde nasıl kurgulanabileceğinin yöntemlerini araştıran hız kesmeden her geçen gün büyütmek istiyorlar.
“Kamu-kamu ortaklığı” stratejisinin öne çıkarıldığı ve TMMOB Peyzaj Mimarları Odası ve tüm meslek odalarının ve demokratik kitle örgütlerine göre de, insanların algısında suyun metalaştırılma sürecince bulanıklık yaratma hedefinden öte bir şey ifade etmeyen bu söylem, “kamu” sözcüğü ile gizlenmeye çalışılan gerçek doğru irdelenmesi gerekliliğini mesleğimiz adına tekrarlamayı bir borç biliriz.
Yalnızca Türkiye değil, dünyadaki pek çok örnekte de görüldüğü gibi su kaynakları ve su hizmetleri bugün “kamu” eliyle de ticarileşebilmektedir. Kaldı ki, suyun piyasada alınıp satılabilen bir mal haline getirilmesi yönünde yapılacak yasal düzenlemeler de devletler eliyle yürütülmektedir.
Çok uluslu şirketlerin ve Dünya Su Konseyinin de su kaynaklarının mülkiyetinin devlet kurumlarında kalması gerektiğini tekrarladığı, ama suyun değerinin piyasada belirlenmesinin kaçınılmaz bir zorunluluk olduğunu ısrarla vurguladığı günümüz koşullarında kamusal olanı savunmak, suyun metalaşmasının onaylanmasından başka bir şey değildir.
Üstelik temiz suyun hızla kirletildiği ve tüketildiği kapitalist düzen bir yandan devam ediyor olacağı için, su dağıtımı ve kaynakları üzerindeki mülkiyet devletlerde kalsa bile, su iletim ve dağıtımında yalnızca kamu mülkiyetinin savunulması ile sınırlı talepler suyun doğal çevrimi ve eko-sistem üzerindeki yıkım sürecinin hızlanmasının önünü kesemeyecektir.
Bu stratejiyle, su kaynaklarını dünya piyasalarında pazarlama konusunda deneyim kazanmış kamusal su işletmelerinin, bu deneyimlerini diğer kamu suyu işletmeleri ile paylaşması ve bütün devlet su kurumlarının dünya pazarında etkin birer ticari aktör haline getirilmesi öngörülmektedir.
Odamızın da bileşeni olduğu Suyun Ticarileşmesine Hayır Platformunun 03-05 mayıs 2011 tarihinde yine istanbul‘da gerçekleştirilen Su Forumu‘nun 2. Toplantısının yapıldığı süreçte 03 Mayıs 2011‘de suyu, doğayı, yaşamı ticarileştirme planlarını bozmak üzere Sütlüce‘de bir araya geldi.
TMMOB Peyzaj Mimarları Odası olarak,” Suyun Ticarileştirilmesine Hayır Platformu” nun bileşeni olarak, Dünya Su Konseyi‘nce ısrarla vurgulanan “suyun değerinin piyasada belirlenmesi” girişimini, yalnızca teknik bir ayrıntı olarak düşünülmesi yerine insanlar ve ekosistem üzerindeki yansımaları bakımından analiz edilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Tıpkı bütün diğer metalarda olduğu gibi, suyun değerinin piyasada belirlenmesi için de ölçülebilir ve depolanabilir bir su arzının söz konusu olması ve suyun çıkarımı ve iletimi süreçlerine sermaye ve emeğin dahil olması gerektiğini, aynı zamanda, yer altı sularının aşırı miktarlarda çekilerek yerüstünde biriktirilmesi, akarsuların üzerine sayısız baraj inşa edilerek ekosistem dengesinin bozulması, su ve bağlantılı bütün üretim süreçlerinde fiziksel emek sömürüsü artarken işsizleşme ve yoksullaşmanın daha çekilmez boyutlara ulaşması ve dünyanın hızla çölleşmesinin ülkemiz için yok oluş olduğunu bir kez daha söylemek istiyoruz.
Temiz suyu giderek daha da kıtlaştıracak olan bu süreç, sürekli artmak zorunda olan sermaye yatırımları dolayısıyla su fiyatlarının halkın erişemeyeceği boyutlara ulaşmasına yol açacak ve çalışan sınıfların daha da yoksullaşması, suya erişimlerinin daha da zorlaşması kaçınılmaz hale geleceğini bir kez daha kamuoyu ile paylaşmayı mesleğimizin adına borç biliriz.
Basına ve Kamuoyuna duyurulur.
Saygılarımızla.
TMMOB Peyzaj Mimarları Odası